‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/36000 K.2013/21835

Esas No: 2011/36000 · Karar No: 2013/21835 · Karar Tarihi: 26.09.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hapis cezası verilmesinin yasal gerekçelerinin eksik olması ve tazminat talebinin göz önünde bulundurulmamasıydı; mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasına hükmederek 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle kararı iptal etti.
Tebliğname No: 2 - 2010/59867

MAHKEMESİ: Banaz Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 03/11/2009

NUMARASI: 2009/321 (E) ve 2009/389 (K)
SUÇ: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.

Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Sanığın, keşiften sonra davalı tarafın avukatı olan katılana hakaret ettiği olayda, keşifin evde yapıldığı da gözetilerek hakaret olayının meydana geldiği yer katılan ve tanıklardan sorulup netleştirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 125/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden, “sanığın, katılanın zararını giderdiğine dair dosyada bir bulgu bulunmadığından” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?