Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/29330 K.2013/15714
Özet: Uyuşmazlık, polis memurunun suç işlediği iddiasıyla ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nun 125/3 maddesi uyarınca verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği ve mahkemenin bu kararı bozması gerektiği yönündedir. Mahkeme, sanığın hapis cezasını adli para cezasına dönüştürme girişimini kabul etmedi ve 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar vererek hükmün bozulmasına karar verdi.
Tebliğname No: 4 - 2009/174851
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 16/09/2008
NUMARASI: 2006/416 (E) ve 2008/1180 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştİr. Ancak;
1- Müşteki polis memuru M.. Y..' in olay tarihinde ve saatinde V.... Emniyet Müdürlüğü 155 Polis İmdat bölümünde görevli olup olmadığına dair görev belgesi ilgili kurumdan alınmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 125/3 maddesi gereğince hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-Suç için, yasada, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza (hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (Yeni TCY.m.50/2). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir.
TCY.nın 125/3-a maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 16/09/2008
NUMARASI: 2006/416 (E) ve 2008/1180 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştİr. Ancak;
1- Müşteki polis memuru M.. Y..' in olay tarihinde ve saatinde V.... Emniyet Müdürlüğü 155 Polis İmdat bölümünde görevli olup olmadığına dair görev belgesi ilgili kurumdan alınmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 125/3 maddesi gereğince hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-Suç için, yasada, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza (hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (Yeni TCY.m.50/2). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir.
TCY.nın 125/3-a maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.