Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/25978 K.2012/1903
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın katılan avukata görevli olduğu gerekçesiyle hakaret ettiği iddiası ve bu eylemin 765 sayılı TCK’ın ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi; Mahkemenin sonucu: Mahkeme, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vererek, görevliye hakaret suçundan verilen cezanın aynı yasanın 273. maddesi uyarınca artırılmasını ve kararı bozmayı kabul etti.
Tebliğname No : 4 - 2008/141427
**MAHKEMESİ:** Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 12/02/2008
**NUMARASI:** 2006/736 (E) ve 2008/17 (K)
SUÇ : Görevliye Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılan avukatının yüzüne karşı görevi nedeniyle hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 765 sayılı TCK’ nun 482 ve 273. maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Görevi nedeniyle katılan avukata hakaret eyleminin 765 sayılı TCK’ nun 266. maddesinin ilk fıkrasının üçüncü bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı fıkranın ilk bendi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “zararın giderilmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’ nun 266. maddesinde, kamu görevlisi sıfatı suçun unsuru olarak düzenlenmiş olduğu gözetilmeden görevliye hakaret suçundan hükmolunan cezanın aynı yasanın 273. maddesi uyarınca artırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 12/02/2008
**NUMARASI:** 2006/736 (E) ve 2008/17 (K)
SUÇ : Görevliye Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılan avukatının yüzüne karşı görevi nedeniyle hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 765 sayılı TCK’ nun 482 ve 273. maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Görevi nedeniyle katılan avukata hakaret eyleminin 765 sayılı TCK’ nun 266. maddesinin ilk fıkrasının üçüncü bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı fıkranın ilk bendi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “zararın giderilmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’ nun 266. maddesinde, kamu görevlisi sıfatı suçun unsuru olarak düzenlenmiş olduğu gözetilmeden görevliye hakaret suçundan hükmolunan cezanın aynı yasanın 273. maddesi uyarınca artırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.