Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/5489 K.2010/6489
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, kasten yaralama suçundan sanıkların adli para cezalarının hesaplanması ve bu cezaların 2.240,00 yeni Türk lirası olarak belirlenmesiyle ilgiliydi; (2) Mahkeme, kanun yararına bozma talebini kabul ederek, SASON Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/07/2009 tarihli kararını bozdurmuş ve sanıkların her birine ayrı ayrı 112 gün adli para cezası yerine 20 Türk lirası esas alınarak toplamda 2.240,00 yeni Türk lirası ağır para cezası verilmesine karar vermiştir.
Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesi gereğince 4 ay karşılığı 120 gün adli para, 86/3 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 180 gün adli para, 29/1 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 135 gün adli para, 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 112 gün adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, cezalarının anılan Kanunun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanarak ayrı ayrı 2.240,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, (SASON) Sulh Ceza Mahkemesinin 02/07/2009 tarihli ve 2008/74 esas, 2009/63 sayılı kararma yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamındaki hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına dönüştürülmesinin doğru olmadığından kararların hüküm fıkrasındaki 6,7,8,9. kısımlarının çıkartılmasına, her bir sanık yönünden 112 gün adli para cezası yerine 20 Türk lirası esas alınmak suretiyle düzeltilerek sanıkların sonuç olarak ayrı ayrı 2.240,00 yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ve anılan kararların diğer hüküm fıkralarının aynı kalmasına ilişkin, Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 28/07/2009 tarihli ve 2009/9 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/01/2010 gün ve 2009/440/3563 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2010 gün ve 2010/23263 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karsı itiraz yasa yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu, nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahkumiyet
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
-2-
hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SASON) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.07.2009 gün ve 2009/9 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 03.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karsı itiraz yasa yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, mercii tarafından suçun sübutu, nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılamayacağı, açıklanmayan mahkumiyet
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
-2-
hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği, bu gibi hukuka aykırılıkların ancak davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde temyiz yasa yolu ile incelenebileceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SASON) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.07.2009 gün ve 2009/9 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 03.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.