‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/17669 K.2010/25913

Esas No: 2010/17669 · Karar No: 2010/25913 · Karar Tarihi: 20.09.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kasten yaralama suçundan mahkum edilmesi ve bu hükmün mükerrirlere özgü infaz rejimi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak adli para cezası şeklinde infazının nasıl yapılacağına ilişkin yasal düzenlemelerin uyumsuzluğuyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın cezai kararını mükerrir infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar vererek hükmü bozmuş ve aynı kanunun ilgili maddeleriyle uyumlu şekilde yeniden düzenlemiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama

HÜKÜM: MAHKUMİYET

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 Sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı öngörülmekte, aynı yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.

Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Bu durumda, 5237 Sayılı TCK.nun 58,5275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 Sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,
“Sanık hakkında örneği dosya içerisinde bulunan Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/972 esas-2006/193 karar sayılı ilamı ile mükerrir bulunduğundan 5237 sayılı yasanın 58. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve ilgili yasanın 58/6 maddesi gereği cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle,
Diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?