Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/14742 K.2010/15847
Özet: (1) Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına ilişkin Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması talebi; (2) Yargıtay, 25/04/2007 tarihli ve 2007/51-198 sayılı kararı 5271 sayılı CMK’nın 309/4(d)(b) maddesine göre bozalak, ehliyetin geri alınma hükmünü kaldırarak kararın diğer bölümlerini aynen korudu.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 50, 52, 53/6. maddeleri uyarınca 600 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına dair Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2007 tarihli ve 2007/51 esas, 2007/198 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11.04.2010 gün ve 2010/3991-22549 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2010 gün ve 2010/90432 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanun'un 53/6. maddesinde yer alan sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik hak yoksunluğu yaptırımının taksirli suçlardan mahkûmiyet hâlinde uygulanabileceği, bu hususun Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 06/06/2008 tarihli, 2008/14073 esas, 2008/10476 sayılı ilâmında da belirtildiği cihetle, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet sebebiyle 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Yasanın 53/6. maddesi uyarınca, sürücü belgesinin, taksirli suçtan mahkumiyet halinde geri alınmasına karar verilebileceği ve aynı Kanunun 179. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kasten işlenebilen suçlardan olduğu gözetilmeden, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına hükmolunması karşısında, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DENİZLİ) 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 25.04.2007 gün ve 2007/51-198 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan “5237 sayılı TCK.’nın 53/6. maddesine göre trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özene uymayan sanığın, 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 12.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanun'un 53/6. maddesinde yer alan sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik hak yoksunluğu yaptırımının taksirli suçlardan mahkûmiyet hâlinde uygulanabileceği, bu hususun Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 06/06/2008 tarihli, 2008/14073 esas, 2008/10476 sayılı ilâmında da belirtildiği cihetle, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet sebebiyle 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Yasanın 53/6. maddesi uyarınca, sürücü belgesinin, taksirli suçtan mahkumiyet halinde geri alınmasına karar verilebileceği ve aynı Kanunun 179. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kasten işlenebilen suçlardan olduğu gözetilmeden, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına hükmolunması karşısında, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DENİZLİ) 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 25.04.2007 gün ve 2007/51-198 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan “5237 sayılı TCK.’nın 53/6. maddesine göre trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özene uymayan sanığın, 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 12.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.