Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/42527 K.2010/5563
Özet: Uyuşmazlık, Bandırma Sulh Ceza Mahkemesi tarafından hakaret suçundan sanık …'a verilen 420 TL adli para cezası ve bu kararın Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi konusudur. Mahkeme, kanun yararına bozma talebini reddederek, 29/01/2009 tarihli kararın geçerli olduğunu ve sanığın cezasının devam edeceğini belirlemiştir.
Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-4, 29, 62, 52. maddeleri uyarınca 420 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bandırma Sulh Ceza Mahkemesinin 29/01/2009 tarihli ve 2008/478 esas, 2009/77 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.05.2009 gün ve 2009/9660-46595 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve 2009/205393 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyete bağlı hakaret suçunda, müştekinin kendisine yönelik hakareti öğrendiği 27/07/2007 tarihi ile şikâyetin yapıldığı 21/04/2008 tarihi arasında 5237 sayılı Kanu'nun 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık şikâyet süresinin geçtiği, dolayısıyla sanık hakkında açıla davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinde, adam öldürme suçundan yargılanan sanığın, 27.07.2007 günlü celsede tanık olarak dinlenen yakınana duruşma sürerken, tanıklık görevinin ifasından dolayı hakaret ettiğinin anlaşılması ve tanıklığın kamu görevi olması karşısında, hakaret eyleminin TCK.'nın 125. maddesi 3. fıkra (a) bendi kapsamında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği dikkate alınarak, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmadığından, şikayetin süresinde yapılmadığı yönündeki bozma düşüncesi yerinde görülmemekle, Bandırma Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.01.2009 gün, 2008/478, 2009/77 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyete bağlı hakaret suçunda, müştekinin kendisine yönelik hakareti öğrendiği 27/07/2007 tarihi ile şikâyetin yapıldığı 21/04/2008 tarihi arasında 5237 sayılı Kanu'nun 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık şikâyet süresinin geçtiği, dolayısıyla sanık hakkında açıla davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinde, adam öldürme suçundan yargılanan sanığın, 27.07.2007 günlü celsede tanık olarak dinlenen yakınana duruşma sürerken, tanıklık görevinin ifasından dolayı hakaret ettiğinin anlaşılması ve tanıklığın kamu görevi olması karşısında, hakaret eyleminin TCK.'nın 125. maddesi 3. fıkra (a) bendi kapsamında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği dikkate alınarak, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmadığından, şikayetin süresinde yapılmadığı yönündeki bozma düşüncesi yerinde görülmemekle, Bandırma Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.01.2009 gün, 2008/478, 2009/77 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.