Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/32573 K.2011/2012
Tebliğname No : 9 - 2008/130561
**MAHKEMESİ:** Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 10/12/2007
**NUMARASI:** 2007/934
SUÇ : Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan,5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle,sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 Sayılı TCK.nun 86/2. maddesinde "kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur" şeklindeki düzenlemenin yer aldığı ve kasten yaralama suçu sebebiyle hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü, 5560 Sayılı Kanun ile değişik 5237 Sayılı TCK.nun 61/9. maddesinde de "Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz" şeklinde yapılan düzenleme karşısında; sanık hakkında bu düzenlemeden önce işlediği suç nedeniyle seçimlik cezalardan adli para cezası seçilmiş ve hükmün gerekçe bölümünde bu cezanın gün biriminin alt sınırdan belirlenmesine karar verildiği halde alt sınırın suç tarihi itibariyle 5 tam gün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 120 güne hükmedilerek fazla ceza tayini,
2-Sanık ile mağdurun kardeş olduklarını gösteren aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeden sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca artırılması,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**MAHKEMESİ:** Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi
**TARİHİ:** 10/12/2007
**NUMARASI:** 2007/934
SUÇ : Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan,5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle,sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 Sayılı TCK.nun 86/2. maddesinde "kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur" şeklindeki düzenlemenin yer aldığı ve kasten yaralama suçu sebebiyle hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü, 5560 Sayılı Kanun ile değişik 5237 Sayılı TCK.nun 61/9. maddesinde de "Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz" şeklinde yapılan düzenleme karşısında; sanık hakkında bu düzenlemeden önce işlediği suç nedeniyle seçimlik cezalardan adli para cezası seçilmiş ve hükmün gerekçe bölümünde bu cezanın gün biriminin alt sınırdan belirlenmesine karar verildiği halde alt sınırın suç tarihi itibariyle 5 tam gün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 120 güne hükmedilerek fazla ceza tayini,
2-Sanık ile mağdurun kardeş olduklarını gösteren aile nüfus kayıt tablosu getirtilmeden sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca artırılması,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.