Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/2975 K.2010/4812
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.12.2010 tarihli kararı ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararının temelindeki nedeni, sanığın kasten yaralama yükümlülüğüyle ilgili maddi zarara dayalı tazminat talebinin, 231/5. maddesi kapsamında uygulanmaya uygun olmadığına karar verilmesi sonucu, karar bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten Yaralama
HÜKÜM: MAHKUMİYET
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar oluduğu, manevi zararı kapsamadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanın sanığa yüklenen suçtan ... bir maddi zararının bulunmadığı halde "sanık ve katılanın beyanlarıyla katılanın zararlarının karşılanmadığı" biçimindeki dosya içeriğine uygun olamayan gerekçe ile sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 18.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kasten Yaralama
HÜKÜM: MAHKUMİYET
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar oluduğu, manevi zararı kapsamadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanın sanığa yüklenen suçtan ... bir maddi zararının bulunmadığı halde "sanık ve katılanın beyanlarıyla katılanın zararlarının karşılanmadığı" biçimindeki dosya içeriğine uygun olamayan gerekçe ile sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA 18.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.