Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/28566 K.2010/27074
Özet: İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi, elektronik hırsızlık davasında yakının vekilinin 2004 ve 2006 tarihli dilekçeleriyle kamu davasına katılma isteğinin yerinde değerlendirilmemesini, 5271 sayılı CMK’nin 238. ve 193. maddelerine aykırı şekilde sanığın sorgusunu yapmadan yazılı hüküm konulmasını, temyiz itirazlarını bulunur halde tek seferde bozuyarak karar verdi.
Tebliğname No: 6 - 2006/246789
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 05/04/2006
NUMARASI: 2006/292 Karar - 2005/964 Esas
SUÇ: Elektrik Hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan yakınan kurum vekilinin 27.12.2004 tarihli ve hakim havalesini içeren dilekçesi ile kamu davasına katılma isteminde bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK.’nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Suçtan zarar görmüş bulunan yakınan kurum vekilinin 26.12.2006 havale tarihli dilekçesi ile kamu davasına katılma isteminde bulunduğu halde, istemin yerinde olup olmadığı hususunda karar verilmeyerek 5271 sayılı CMK.’nun 238. maddesine aykırı davranılması,
2-Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nun 193/son. maddesine yanlış anlam verilmek suretiyle sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş yakınan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 05/04/2006
NUMARASI: 2006/292 Karar - 2005/964 Esas
SUÇ: Elektrik Hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan yakınan kurum vekilinin 27.12.2004 tarihli ve hakim havalesini içeren dilekçesi ile kamu davasına katılma isteminde bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK.’nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Suçtan zarar görmüş bulunan yakınan kurum vekilinin 26.12.2006 havale tarihli dilekçesi ile kamu davasına katılma isteminde bulunduğu halde, istemin yerinde olup olmadığı hususunda karar verilmeyerek 5271 sayılı CMK.’nun 238. maddesine aykırı davranılması,
2-Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nun 193/son. maddesine yanlış anlam verilmek suretiyle sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş yakınan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.