Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/8154 K.2017/2014
Özet: Uyuşmazlık, tarafların Bonoları hakkında yapılan borç iddiaları ve bunların ödenip ödenmediğine ilişkin itirazlarıydı. Mahkeme, davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek, davanın reddine ilişkin önceki kararın bozulmasını ve kararın ayrıntılarının yeniden değerlendirilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, yapılan takipten müvekkilinin haberi olmadığından süresinde itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, müvekkilinin dava konusu bonoyu dava dışı Üçay Mühendislik'e verdiğini ve bedelini ödediğini, davalının meşru hamil olmadığını ve bedelsiz kalan bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, müvekkilinin haciz baskısı altında ödemek durumunda kaldığı 3.075,81-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, davacının senetteki imzasını inkar etmediğini, davacının borcunu ödediğini ispatlaması gerektiğini, beyan ederek davanın reddi ile davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının senetteki imzanın keşideci olarak kendisine ait olmadığını iddia etmediği, senedin dava dışı lehtardan davalı hamile intikal ettiği, davacının senetteki ciro silsilesinin bozulduğu yolundaki iddianın, borç ödedikten sonra hamile karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, hamilin kötüniyetli hareket ettiği ve meşru hamil olmadığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olan bonoda lehdarın cirosu bulunmamaktadır. Böylece ciro zincirinde kopukluk olduğundan, somut olay bakımından davalının yetkili hamil olduğu kabul edilemez. Mahkemece bu yön değerlendirilmeksizin yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, yapılan takipten müvekkilinin haberi olmadığından süresinde itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, müvekkilinin dava konusu bonoyu dava dışı Üçay Mühendislik'e verdiğini ve bedelini ödediğini, davalının meşru hamil olmadığını ve bedelsiz kalan bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, müvekkilinin haciz baskısı altında ödemek durumunda kaldığı 3.075,81-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, davacının senetteki imzasını inkar etmediğini, davacının borcunu ödediğini ispatlaması gerektiğini, beyan ederek davanın reddi ile davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının senetteki imzanın keşideci olarak kendisine ait olmadığını iddia etmediği, senedin dava dışı lehtardan davalı hamile intikal ettiği, davacının senetteki ciro silsilesinin bozulduğu yolundaki iddianın, borç ödedikten sonra hamile karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, hamilin kötüniyetli hareket ettiği ve meşru hamil olmadığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olan bonoda lehdarın cirosu bulunmamaktadır. Böylece ciro zincirinde kopukluk olduğundan, somut olay bakımından davalının yetkili hamil olduğu kabul edilemez. Mahkemece bu yön değerlendirilmeksizin yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.