Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/1815 K.2013/5901
Özet: 1) Davacı, davalıdan teslim aldığı malların protokole uygun olmadığını ve çeklerin fahiş fiyatlı olduğunu iddia ederek borçlu olmadığını talep etti; 2) Mahkeme, TTK 692 maddesi uyarınca çeklerin ödeme aracı olduğunu, bu iddiayı kanıtlayamadığını belirterek davayı reddetti.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında var olan ticari ilişki çerçevesinde 29.08.2009 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokole göre müvekkilinin davalıdan teslim aldığı mallara karşılık her biri 16.500.TL olan üç adet çek verdiğini, ancak teslim edilen malların Protokolün ekinde olan listeye uygun olmadığını ve fiyatlarının fahiş gösterildiğini belirterek müvekkilinin davalı tarafından iade edilmeyen üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket temsilcisinin müvekkili tarafından üretilen malları müvekkilinin rızası dışında alarak ...’a ve başkaca şirketlere sattığının öğrenilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirketin bu şikayetten vazgeçilmesi amacıyla bu protokolün imzalanmasını ve çekleri vermeyi kabul ettiğini, hatta çeklerin bedelinin ödendiğini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda TTK’nun 692. maddesi gereğince çeklerin bir ödeme aracı olduğu, bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, bununla birlikte davacı tarafın protokole göre düzenlenen faturadaki malların teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda ispat yükü davalıya yükletildiği belirtilmişse de Yargıtay içtihatları ve kanun hükümleri çerçevesinde bu görüşe itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında var olan ticari ilişki çerçevesinde 29.08.2009 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokole göre müvekkilinin davalıdan teslim aldığı mallara karşılık her biri 16.500.TL olan üç adet çek verdiğini, ancak teslim edilen malların Protokolün ekinde olan listeye uygun olmadığını ve fiyatlarının fahiş gösterildiğini belirterek müvekkilinin davalı tarafından iade edilmeyen üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket temsilcisinin müvekkili tarafından üretilen malları müvekkilinin rızası dışında alarak ...’a ve başkaca şirketlere sattığının öğrenilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirketin bu şikayetten vazgeçilmesi amacıyla bu protokolün imzalanmasını ve çekleri vermeyi kabul ettiğini, hatta çeklerin bedelinin ödendiğini, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda TTK’nun 692. maddesi gereğince çeklerin bir ödeme aracı olduğu, bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, bununla birlikte davacı tarafın protokole göre düzenlenen faturadaki malların teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda ispat yükü davalıya yükletildiği belirtilmişse de Yargıtay içtihatları ve kanun hükümleri çerçevesinde bu görüşe itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.