Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/5038 K.2012/10491
Özet: Mahkeme, davacının şirket yetkilisinin imzası olmadığını iddiasıyla arz ettiği bonoda görülen imzaların davacının yetkilileri tarafından yapıldığını tespit ederek dava reddine karar vermiş, temyiz başvurusu ise 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle kabul edilerek onam verilmiştir.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, icra takibine konu edilen bonodaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, borçlu-davacı şirket yetkilisinin (...) 24.12.2009 tarihli haciz esnasında şahsen borca kefil olduğunu, bu davadan sonra 08.01.2010 tarihindeki haciz esnasında da borçlu şirketin (davacı) icra kefili olduğunu yani davacılık ve borçluluk sıfatlarının birleştiğini, hukuki yararının, kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., takibe konu senedin ... li tarafından yanında yazılıp doldurulduğunu, yanında ... tarafından imzalandığını belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre bonodaki imzaların davacı şirket yetkilileri ... ve ...'nin eli ürünü olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, icra takibine konu edilen bonodaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, borçlu-davacı şirket yetkilisinin (...) 24.12.2009 tarihli haciz esnasında şahsen borca kefil olduğunu, bu davadan sonra 08.01.2010 tarihindeki haciz esnasında da borçlu şirketin (davacı) icra kefili olduğunu yani davacılık ve borçluluk sıfatlarının birleştiğini, hukuki yararının, kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., takibe konu senedin ... li tarafından yanında yazılıp doldurulduğunu, yanında ... tarafından imzalandığını belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre bonodaki imzaların davacı şirket yetkilileri ... ve ...'nin eli ürünü olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.