Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/3397 K.2012/9912
Özet: Uyuşmazlık, mali müşavirlik hizmeti için düzenlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibe ilişkin itirazın iptali talebidir; mahkeme, takibin 585 TL kurulum ücreti, 300 TL muhasebe ücreti ve KDV.si toplamı 1.044,30 TL üzerinden devam etmesini, fazlaya ilişkin istemi ve inkar tazminatı talebini reddetmiştir. Mahkeme, davalı vekilin temyiz isteğinin reddine ve davacı vekilin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vererek hükmün onanmasını sağlamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, mali müşavirlik hizmeti için düzenlenen fatura bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile takibin 585 TL kurulum ücreti, 300 TL muhasebe ücreti ve KDV.si toplamı 1.044,30 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. md.siyle HUMK.a eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011 yılı için 1540 TL.dir.
Temyize konu edilen miktarın 1.044,3 TL olması nedeniyle 07.12.2011 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, mali müşavirlik hizmeti için düzenlenen fatura bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile takibin 585 TL kurulum ücreti, 300 TL muhasebe ücreti ve KDV.si toplamı 1.044,30 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. md.siyle HUMK.a eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011 yılı için 1540 TL.dir.
Temyize konu edilen miktarın 1.044,3 TL olması nedeniyle 07.12.2011 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.