Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/738 K.2011/12447
Özet: (1) Taraflar arasında 10.10.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesine dayanan malların iadesi ve kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davacı, malın iadesini talep etti; (2) Mahkeme, ihtarnamenin tebliğ edilmediğini belirterek davayı reddettiği kararını iptal ederek, temyiz eden davacının yararına hükmü bozdu ve harcın iadesine karar verdi.
Mahkemesi: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki mal iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 10.10.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesine istinaden kiralama konusu malların davalıya teslim edildiğini, kira bedelleri ve sigorta borçlarının ödenmediğini, keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını belirterek, finansal kiralama konusu menkullerin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Finansal Kiralama Kanunu'nun 23/1 maddesi uyarınca davacının Finansal Kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen davalı kiracıya 60 günlük sürede ödeme yapılmaması halinde malın iadesi ve finansal kiralama bedelini istemek için ihtarname gönderilebileceği, ancak somut olayda davacının davalıya gönderdiği 24.07.2009 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediği, bu durumda davacının akdi feshetme ve malın iadesini isteme hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan finansal kiralamaya konu malın iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 18.04.2007 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin 50. maddesinde “Kiracı ve kefiller, kiralayan tarafından herhangi bir husus için sözleşmenin özel şartlar bölümünde yer alan adreslerine yapılacak her türlü tebligatın, kanuni ikametgahlarına veya kendilerine yapılmış tebligat olduğunu, Tebligat Kanunu'nun 35. ve İcra İflas Kanunu'nun 21. maddesindeki usulün uygulanmasını şimdiden kabul ve taahhüt ederler.” denilmektedir.
Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükmü üzerinde durulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki mal iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 10.10.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesine istinaden kiralama konusu malların davalıya teslim edildiğini, kira bedelleri ve sigorta borçlarının ödenmediğini, keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını belirterek, finansal kiralama konusu menkullerin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Finansal Kiralama Kanunu'nun 23/1 maddesi uyarınca davacının Finansal Kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen davalı kiracıya 60 günlük sürede ödeme yapılmaması halinde malın iadesi ve finansal kiralama bedelini istemek için ihtarname gönderilebileceği, ancak somut olayda davacının davalıya gönderdiği 24.07.2009 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediği, bu durumda davacının akdi feshetme ve malın iadesini isteme hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan finansal kiralamaya konu malın iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 18.04.2007 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin 50. maddesinde “Kiracı ve kefiller, kiralayan tarafından herhangi bir husus için sözleşmenin özel şartlar bölümünde yer alan adreslerine yapılacak her türlü tebligatın, kanuni ikametgahlarına veya kendilerine yapılmış tebligat olduğunu, Tebligat Kanunu'nun 35. ve İcra İflas Kanunu'nun 21. maddesindeki usulün uygulanmasını şimdiden kabul ve taahhüt ederler.” denilmektedir.
Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükmü üzerinde durulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.