Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/5820 K.2011/15869
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Davacı, İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/7 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı ve 2006/269 sayılı icra takibiyle ilgili olarak, senet üzerindeki tahrifatın davalı tarafından yapılmadığını iddia ederek menfi tespit davası açtı; (2) Mahkeme, icra takibinin durdurulmasına ilişkin kararların takip hukuku kapsamında kesinleştiğini ve borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davasının hukuki yararı olmadığını belirterek davayı reddetti ve hükmü bozdu.
Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ... tarafından 20/06/2005 tanzim ve 20/12/2005 vade tarihli senede istinaden İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/7 D. İş sayılı İhtiyati haciz kararı ile İskenderun 1. İcra Müdürlüğünün 2006/269 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe dayanak senet üzerinde tahrifat yapıldığını, davalılardan ...' in iyi niyetli hamil olmadığını, diğer davalı borçlu ... ile anlaşmalı olarak bu işlemleri yaptığını belirterek İskenderun 1. İcra Müdürlüğünün 2006/269 esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı açısından bonunun ve takibin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... adına duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, davalı müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, icra hukuk mahkemesinde de davacının benzer bir dava açtığını bildirerek haksız ve mesnetten yoksun açılan davanın reddine, alacağın % 40' dan aşağı olmamak tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı alacaklı ... yönünden İskenderun İcra Hukuk Mahkemesince verilen 2006/ 926 -2007/443 E.K. Sayılı kararda icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, takip hukuku yönünden verilen bu kararın kesinleştiği, davalı ... tarafından davacı aleyhine aynı senetten dolayı bir daha icra takibi yapılması da mümkün olmadığı ve menfi tespit davasında hukuki menfatinin bulunmadığı, davaya konu bono altındaki imzanın ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçeleriyle davalı ...'a karşı açılan davanın reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra hukuk mahkemesi tarafından verilen kararlar takip hukuku ile ilgili olup maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmez. Hal böyle olunca davacının davalı ...'a karşı takibe konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ... tarafından 20/06/2005 tanzim ve 20/12/2005 vade tarihli senede istinaden İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/7 D. İş sayılı İhtiyati haciz kararı ile İskenderun 1. İcra Müdürlüğünün 2006/269 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe dayanak senet üzerinde tahrifat yapıldığını, davalılardan ...' in iyi niyetli hamil olmadığını, diğer davalı borçlu ... ile anlaşmalı olarak bu işlemleri yaptığını belirterek İskenderun 1. İcra Müdürlüğünün 2006/269 esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı açısından bonunun ve takibin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... adına duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, davalı müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, icra hukuk mahkemesinde de davacının benzer bir dava açtığını bildirerek haksız ve mesnetten yoksun açılan davanın reddine, alacağın % 40' dan aşağı olmamak tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı alacaklı ... yönünden İskenderun İcra Hukuk Mahkemesince verilen 2006/ 926 -2007/443 E.K. Sayılı kararda icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, takip hukuku yönünden verilen bu kararın kesinleştiği, davalı ... tarafından davacı aleyhine aynı senetten dolayı bir daha icra takibi yapılması da mümkün olmadığı ve menfi tespit davasında hukuki menfatinin bulunmadığı, davaya konu bono altındaki imzanın ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçeleriyle davalı ...'a karşı açılan davanın reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra hukuk mahkemesi tarafından verilen kararlar takip hukuku ile ilgili olup maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmez. Hal böyle olunca davacının davalı ...'a karşı takibe konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.