Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/4635 K.2006/11348
Özet: Uyuşmazlık, Yapı Tasarruf Sandığı’ndan alınan krediye kefil olan bankanın, kredinin ödenmemesi durumunda taşınmaz üzerine tesis edilen maksimal limit ipoteğiyle ilgili borcun miktarı ve geçerliliği konusundaki menfi tesbit davasıdır. Mahkeme, ipoteğin kesin borç ipoteği olduğunu, bankanın kefil yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davacının kredi borcunu ödemediğini tespit ederek davayı reddetti ve kararın onaylanmasına hükmedmiştir.
Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin.’da bulunan Yapı Tasarruf Sandığından 29.700 DM kredi kullandığını, davalı bankanın bu krediye kefil olduğunu yapılan sözleşme ile davalının sandığa ödeme yapması halinde teminat olarak davacının taşınmazı üzerine davalı lehine 55.115.470 TL tutarında maksimal limit ipoteği tesis edildiğini taşınmazın bu arada başka bir şahsa ipoteği ile satıldığını, ödemenin aksaması üzerine davalının sandığa ödeme yaptığını ve 3.851.397.427.TL. nin tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine giriştiğini, ipoteğin maksimal limit ipoteği olması nedeniyle borcun en çok 55.115.470 TL. alacağın belirterek fazla kısımdan borçlu bulunulmadığının tesbitine, aksi kanıya varılırsa akit tablosunda belirtilen 55.115.478.TL ana para üzerinden takip açılması bu tutara faiz yürütülmesi ödemelerin nazara alınarak borcun belirlenmesi suretiyle 55.115.478.TL.’den fazla borçlu olunmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, 2. İcra Tetkik Mercii dosyası, borçlanma sözleşmesi, ipotek akit tablosu bilirkişi raporu toplanan delillere göre ipoteğin kesin borç ipoteği olduğu, bankanın edimini yerine getirdiği halde davacının kredi borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 30.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin.’da bulunan Yapı Tasarruf Sandığından 29.700 DM kredi kullandığını, davalı bankanın bu krediye kefil olduğunu yapılan sözleşme ile davalının sandığa ödeme yapması halinde teminat olarak davacının taşınmazı üzerine davalı lehine 55.115.470 TL tutarında maksimal limit ipoteği tesis edildiğini taşınmazın bu arada başka bir şahsa ipoteği ile satıldığını, ödemenin aksaması üzerine davalının sandığa ödeme yaptığını ve 3.851.397.427.TL. nin tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine giriştiğini, ipoteğin maksimal limit ipoteği olması nedeniyle borcun en çok 55.115.470 TL. alacağın belirterek fazla kısımdan borçlu bulunulmadığının tesbitine, aksi kanıya varılırsa akit tablosunda belirtilen 55.115.478.TL ana para üzerinden takip açılması bu tutara faiz yürütülmesi ödemelerin nazara alınarak borcun belirlenmesi suretiyle 55.115.478.TL.’den fazla borçlu olunmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, 2. İcra Tetkik Mercii dosyası, borçlanma sözleşmesi, ipotek akit tablosu bilirkişi raporu toplanan delillere göre ipoteğin kesin borç ipoteği olduğu, bankanın edimini yerine getirdiği halde davacının kredi borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 30.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.