Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/5417 K.2018/13022
Özet: Özele teskir edilen 19. Ceza Dairesi 2018/5417 E. uyuşmazlığı, 2004 sayılı Kanun aykırılığıyı içeren suçun işine ilişkin, borçlu vekiline yapılacak tebligat zorunluluğu zarfından dolayı sanığın beraatına karar verilmesi gerekçesiyle İcra Ceza Mahkemesi tarafından 10/12/2018 tarihinde oy birliğiyle kabul edilebilir temyiz davasının esastan reddiyle hüküm onayı şeklinde sonuçlandırılmıştır.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlamlı icra takibinin hukuki sonuç doğurması açısından ilamda yazan borçlu vekiline tebligat yapılması mümkün ise de TCK’nun 20. maddesi uyarınca cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak şikayet olunan asıl borçluya da tebligat yapılması zorunlu olup, asıl borçluya icra emri tebliğ olunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, İcra Ceza Mahkemelerinin bu suça yönelik kovuşturma yapma görevi olduğu gözetilmeksizin, iflas ya da iflasın ertelenmesi davası açılıp borca batıklık durumu tespit edilmeden şikayet hakkının kullanılamayacağı şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmesi hüküm sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA 10/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlamlı icra takibinin hukuki sonuç doğurması açısından ilamda yazan borçlu vekiline tebligat yapılması mümkün ise de TCK’nun 20. maddesi uyarınca cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak şikayet olunan asıl borçluya da tebligat yapılması zorunlu olup, asıl borçluya icra emri tebliğ olunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, İcra Ceza Mahkemelerinin bu suça yönelik kovuşturma yapma görevi olduğu gözetilmeksizin, iflas ya da iflasın ertelenmesi davası açılıp borca batıklık durumu tespit edilmeden şikayet hakkının kullanılamayacağı şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verilmesi hüküm sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA 10/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.