Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/5141 K.2018/6463
Özet: İşin katılımcısının, icra ceza mahkemesine gönderilen şikâyet dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesi gereği iddianamenin bütün şekil şartlarını içermemesinden dolayı, 19. Ceza Dairesi tarafından 2017/5141 E., 2018/6463 K. kararlarında, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek, şikâyetin reddi kararını bozarak dosyayı yargılamaya devam etme amacıyla mahkemeye göndermesi gerektiğini kabul etti.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Davanın Reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/11-472 E. 2014/533 K. ve 2014/11-301 E. 2014/551 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmamasına göre, somut olayda şikayete konu icra takip dosyasındaki belgelerden borçlu şirket yetkilisinin ... olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Davanın Reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/11-472 E. 2014/533 K. ve 2014/11-301 E. 2014/551 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmamasına göre, somut olayda şikayete konu icra takip dosyasındaki belgelerden borçlu şirket yetkilisinin ... olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.