Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/4023 K.2017/8842
Özet: 19. Ceza Dairesi, 2017/4023 E. ve 2017/8842 K. başvurunun, 1072 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırılık suçundan hüküm gelen ve TCK'nın 228/1. maddesi uyarınca kamu davasının açılması gerektiği tespit edilen, vicdani kanının belirlendiği, temyiz gereği bulunmadığı gerekçeleriyle, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından temyiz dosyasının esastan reddiyle mahkumiyet kararı onandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
TCK'nın 228/1. maddesinde yer alan suç ile 1072 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan suçun koruduğu hukuki yararın farklı olması ve iddianame yerine geçen görevsizlik kararı uyarınca sanık hakkında sadece 1072 sayılı Kanun'un 2. maddesine muhalefet suçundan yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 228. maddesi uyarınca kamu davasının açılabilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
TCK'nın 228/1. maddesinde yer alan suç ile 1072 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan suçun koruduğu hukuki yararın farklı olması ve iddianame yerine geçen görevsizlik kararı uyarınca sanık hakkında sadece 1072 sayılı Kanun'un 2. maddesine muhalefet suçundan yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 228. maddesi uyarınca kamu davasının açılabilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.