‹ Ana sayfa
Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/2380 K.2018/3947

Esas No: 2017/2380 · Karar No: 2018/3947 · Karar Tarihi: 04.04.2018
Özet: Uyuşmazlık, borçlu şirket 19.03.2014’te başlatılan iflasın ertelenmesi davası ve sonrasında 20.02.2015’te reddedilerek iflas kararının kesinleşmesiyle ilgili olarak sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre suç işlemiş olmasına dair itiraz ve ilgili hukuki değişikliklerin uygulanmasıdır. Mahkeme, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini gözüyle yazılı mahkumiyet kararı verirken, 6763 sayılı Kanun'un etkilerini dikkate alarak davayı bozup yargılamayı yeniden başlatma kararı almıştır.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak,
Borçlu şirket hakkında sanık tarafından şikayetten önce 19.03.2014 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/931 Esas sayılı dosyası ile iflasın ertelenmesi davasının açıldığı ve mahkemece 20.02.2015 günü itibariyle iflas erteleme talebinin reddi ile borçlu şirketin iflasına karar verildiği ve iflas kararının 28/02/2017 tarihinde kesinleştiği, iflas kararının kesinleşmesi ile takiplerin düştüğü anlaşılmakla sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?