Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/1244 K.2017/4832
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 6831 Sayılı Kanun'a aykırılığın kabahat nevi olduğuna ve 5326 Sayılı Kanun’un 20/2 maddesinde öngörülen zamanaşımının gerçekleştiğine hükmeterek kararını 5320 Sayılı Kanun’un 8/1 maddesiyle ve 1412 Sayılı CMUK’un 321 maddesiyle Bozulmasına ve sanık hakkında idari para cezası verilmesinin reddiyle kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sanığın kestiği emvalin gövde odunu olmayıp dipten kesilmemiş ağaç vasıflı emvalin dallarından oluştuğu ve ağacın hayatını yitirmediğinin belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi ile karar tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, emvalin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sanığın kestiği emvalin gövde odunu olmayıp dipten kesilmemiş ağaç vasıflı emvalin dallarından oluştuğu ve ağacın hayatını yitirmediğinin belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi ile karar tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, emvalin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.