Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/9843 K.2016/22267
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık suçu için verilen 25 gün hapis kararının, 50/3 ve 50/1 maddelerinin uygulanmadığını, CMK 232'ye aykırıca suç tarihinin yanlış gösterildiğini, 1163 yerine 1167 kanunu uygulandığını bulunduğu gerekçelerle 1412 sayılı CMUK 321. maddeye göre kararı bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 5983 sayılı Kanun ile değişik Ek 1-2. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunan ancak davadan haberdar edilip duruşmalara çağrılmayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gıyabi kararın tebliğ olunması gerektiği,
2- Kabule göre de;
a) Daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca TCK'nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b) Suç tarihinin 01.07.2009 olarak gösterilmemesi suretiyle CMK 232. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanığın, eylemine uyan 1163 sayılı Kanun uyarınca cezalandırılması gerekirken, uygulanan Kanun’un 1167 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 5983 sayılı Kanun ile değişik Ek 1-2. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunan ancak davadan haberdar edilip duruşmalara çağrılmayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gıyabi kararın tebliğ olunması gerektiği,
2- Kabule göre de;
a) Daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca TCK'nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b) Suç tarihinin 01.07.2009 olarak gösterilmemesi suretiyle CMK 232. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanığın, eylemine uyan 1163 sayılı Kanun uyarınca cezalandırılması gerekirken, uygulanan Kanun’un 1167 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.