Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/6384 K.2016/20888
Özet: Uyuşmazlık, 15 Mart 2005 tarihli 6831 sayılı Kanun uyarınca sanığın vicdani kanın oluştuğu bir eylemi ve sonrasında işlediği basit tehdit-hakaret suçlarıyla ilgili olarak mahkemece verilen hükümlerin zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiğini iddia etmektedir. Mahkeme, zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek sanık hakkındaki kamu davasını düşürmeye karar verip, 28 Eylül 2016’da oybirliğiyle mahkumiyetin bozulmasını ve davanın kapanışını hükümletti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 15/03/2005 suç tarihli 6831 sayılı Kanunu'nun 93. maddesindeki eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 17/03/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 02/05/2011 tarihinde işlediği basit tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, CMK’nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede, suç tarihi itibariyle yürürlükte olup lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek; sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 15/03/2005 suç tarihli 6831 sayılı Kanunu'nun 93. maddesindeki eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 17/03/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 02/05/2011 tarihinde işlediği basit tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, CMK’nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede, suç tarihi itibariyle yürürlükte olup lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek; sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.