‹ Ana sayfa
Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/5075 K.2019/316

Esas No: 2016/5075 · Karar No: 2019/316 · Karar Tarihi: 17.01.2019
Özet: Uyuşmazlık, şikayetçi tarafından kamu mahkemesinde açılan marka hakkına tecavüz suçundan kaynaklanmaktadır; sanık, belirli eylemi nedeniyle cezai yaptırımla karşı karşıyadır. Mahkeme, sanığın savunmasını ve olayın belgelerini inceleyerek, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasını ve yurt dışı vekillerinin uzlaşma yetkisiyle ilgili hususları değerlendirerek temyiz talebini reddederek 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince kararını bozmayı ve dosyayı yeniden yargılamaya birleştirmeyi hükmüyle 17.01.2019’da oy birliğiyle kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: .... Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz

HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,

gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Gerekçeli kararda sanığın üzerine yüklenen eylem yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin bulunması ve şikayetçinin yurt dışında bulunması nedeniyle uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmişse de, suçtan zarar gören tüzel kişinin merkezi yurt dışında olmakla beraber vekaletnamede uzlaşma yetkisi bulunan vekillerinin dava ve duruşmaları takip ettikleri de gözetilerek; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?