Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/2869 K.2018/11083
Özet: (1) Sanığın, işyeri araması sırasında işyerinin kendisine ait olmadığını iddia ederek ve arama sorumlularının işyerine ait olduğunu belirtmesi nedeniyle 7258 sayılı Kanun’a aykırılık suçlamasında bulunması. (2) Mahkeme, sanığın hak ve hakemliklerinin düzgün yürütülmediğini şuştuklarını belirterek, 5320 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, arama sırasında olay yerinde olmadığını, aramanın yapıldığı işyerinin kendisine ait olmadığını, konu ile ilgili olarak kendisinin ifade vermediğini ve herhangi bir evrak imzalamadığını savunması, ayrıca bu konuda sanğıın başvurusu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/16842 soruşturma numaralı dosyası üzerinden bir soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, arama sırasında kolluk görevlilerine iş yerinin sahibi olduğunu beyan eden ve bu şekilde hakkında soruşturmaya başlanan kişinin sanık olup olmadığına yönelik araştırma yapılmadan, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
a) Sanık hakkında uygulanmasına karar verilen kanuni dayanağın, 7258 sayılı Kanun'un “5/1.b” maddesi olması gerekirken, hatalı olarak “5/b” olarak gösterilmesi,
b) 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle, yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, arama sırasında olay yerinde olmadığını, aramanın yapıldığı işyerinin kendisine ait olmadığını, konu ile ilgili olarak kendisinin ifade vermediğini ve herhangi bir evrak imzalamadığını savunması, ayrıca bu konuda sanğıın başvurusu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/16842 soruşturma numaralı dosyası üzerinden bir soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, arama sırasında kolluk görevlilerine iş yerinin sahibi olduğunu beyan eden ve bu şekilde hakkında soruşturmaya başlanan kişinin sanık olup olmadığına yönelik araştırma yapılmadan, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
a) Sanık hakkında uygulanmasına karar verilen kanuni dayanağın, 7258 sayılı Kanun'un “5/1.b” maddesi olması gerekirken, hatalı olarak “5/b” olarak gösterilmesi,
b) 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle, yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.