Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/14129 K.2018/231
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanığın üzerindeki 2004 sayılı Kanuna Aykırılık suçu (İİK 331. maddesi) ile ilgili olarak son derece belirsiz ve eksik deliller ışığında tarafların iddialarını içeriyor; mahkeme, bu delillerin yetersizliği nedeniyle, sanıyı beraat ettirdi. Mahkeme ayrıca, mevcut hatalı veya eksik eylemden dolayı, dosyanın 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasına karar vererek suç ile ilgili yargılamayı iptal etti.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-) Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-) Telef ederek
3-) Kıymetten düşürerek,
4-) Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; Sanığın suça konu araçlarını, taşınmazını ve alacaklısı olduğu takip dosyalarını alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla devrettiğinin iddia edilmesi karşısında; sanığın üzerine atılı suçun oluşumu için aciz belgesinin alınması zorunlu olmayıp, alacaklıların alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de suçun oluşabileceği gözetilmeksizin, şikayet dilekçesi kapsamında işin esası incelenip deliller toplanarak, satışların gerçek değeri üzerinden ve başka borçların ödenmesi amacıyla yapılıp yapılmadığı, banka hesabına yatırıldığı ileri sürülen meblağların borç ödeme amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, sanık ile satın alan kişiler arasında arkadaşlık ya da akrabalık ilişkisi olup olmadığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile ve satın alan kişiler dinlenilmek suretiyle araştırılarak, bu satış işlemlerinin alacaklıyı zarara uğratma kastıyla yapılıp yapılmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumun takdiri yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-) Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-) Telef ederek
3-) Kıymetten düşürerek,
4-) Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; Sanığın suça konu araçlarını, taşınmazını ve alacaklısı olduğu takip dosyalarını alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla devrettiğinin iddia edilmesi karşısında; sanığın üzerine atılı suçun oluşumu için aciz belgesinin alınması zorunlu olmayıp, alacaklıların alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de suçun oluşabileceği gözetilmeksizin, şikayet dilekçesi kapsamında işin esası incelenip deliller toplanarak, satışların gerçek değeri üzerinden ve başka borçların ödenmesi amacıyla yapılıp yapılmadığı, banka hesabına yatırıldığı ileri sürülen meblağların borç ödeme amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, sanık ile satın alan kişiler arasında arkadaşlık ya da akrabalık ilişkisi olup olmadığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile ve satın alan kişiler dinlenilmek suretiyle araştırılarak, bu satış işlemlerinin alacaklıyı zarara uğratma kastıyla yapılıp yapılmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumun takdiri yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.