Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/9380 K.2016/965
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 25.10.2013 tarihli kararı temyiz etmesi ve bu temyizin yasal süreden sonra yapılması nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak reddedilmesidir; Mahkeme, temyiz isteğinin reddi gerekçesinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verip dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, 25/10/2013 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06/11/2013 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın yakacak nitelikte emval veren ağacı motorlu testere ile kesmesi nedeniyle hakkında önce yakacak nitelikte emvalden dolayı cezada indirim uygulanıp sonra motorlu testere kullanılmasından ötürü artırım yapılması gerekirken aksi yönde uygulama yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
TCK’nın 50/3. maddesi gereği fiili işlediği tarihte 65 yaşını bitirmiş olan ve engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin kanuni zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, 25/10/2013 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06/11/2013 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın yakacak nitelikte emval veren ağacı motorlu testere ile kesmesi nedeniyle hakkında önce yakacak nitelikte emvalden dolayı cezada indirim uygulanıp sonra motorlu testere kullanılmasından ötürü artırım yapılması gerekirken aksi yönde uygulama yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
TCK’nın 50/3. maddesi gereği fiili işlediği tarihte 65 yaşını bitirmiş olan ve engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin kanuni zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.