Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/8901 K.2015/6034
Özet: Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi, 213 sayılı Kanun 139/1. maddesine göre işyerinde talep edilen defterlerin savunma tarafından beyan edileni "mücbir sebep" gerekçesiyle sunulamamasına rağmen, mahkeme hatasını tanıyarak "bozma" kararı vasıtasıyla dosyayı esas mahkemeye göndermiş, böylece ilk mahkemeye beraat kararını annull etmiş ve kararını iptal etmiştir.
Tebliğname No: 11 - 2011/290671
MAHKEMESİ: Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/06/2011
NUMARASI: 2009/1302 (E) ve 2011/382 (K)
SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
2005 yılına ait defter ve belgeleri tebligata rağmen ibraz etmeyen sanığın defter ve belgelerinin muhasebecide olup, muhasebecinin de adres bildirmeksizin işyerini kapatarak ortadan kaybolması nedeniyle defter ve belgelerini alıp teslim edemediğini ileri sürerek ibrazdan kaçınmış olması karşısında; 213 sayılı Kanun'un 139/1. madde ve fıkrasındaki incelemenin işyerinde yapılması zorunluluğu bulunmadığı gibi sanığın savunmasının mücbir sebep ya da irade dışı kaybolmayı kanıtlayıcı kuvvet ve nitelikte bulunmadığı ve bu nedenlerle savunmanın geçerli sayılamayacağı cihetle, sanığın unsurları itibariyle oluşan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/06/2011
NUMARASI: 2009/1302 (E) ve 2011/382 (K)
SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
2005 yılına ait defter ve belgeleri tebligata rağmen ibraz etmeyen sanığın defter ve belgelerinin muhasebecide olup, muhasebecinin de adres bildirmeksizin işyerini kapatarak ortadan kaybolması nedeniyle defter ve belgelerini alıp teslim edemediğini ileri sürerek ibrazdan kaçınmış olması karşısında; 213 sayılı Kanun'un 139/1. madde ve fıkrasındaki incelemenin işyerinde yapılması zorunluluğu bulunmadığı gibi sanığın savunmasının mücbir sebep ya da irade dışı kaybolmayı kanıtlayıcı kuvvet ve nitelikte bulunmadığı ve bu nedenlerle savunmanın geçerli sayılamayacağı cihetle, sanığın unsurları itibariyle oluşan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.