Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/7701 K.2015/3329
Özet: Uyuşmazlık konusu, borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan dolayı 2004 sayılı icra ve iflas kanunu çerçevesinde tazyik hapsi cezasına çarptırılmasıdır. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemini kabul ederek, İstanbul 13. İcra Ceza Mahkemesi’nin kararını bozalıp sanığın beraatını ve tazyik hapis cezasının kaldırılmasını kararlaştırdı.
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı icra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, ... İcra Ceza Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/187 Esas, 20L4/524 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 13. İcra Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/75 değişik iş sayılı kararı aleyhine... Bakanlığından verilen 09/04/2015 gün ve 25383 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2015 gün ve KYB. 2015-153795 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 07/03/2014 tarihli taahhütnamede borçlunun taahhüdüne esas borcu olarak belirlenen 433.326,00 Türk lirası borcun ne şekilde tespit edildiği ile bu kapsamda, toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin kalem kalem gösterilmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, sanığın aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/02/2001 tarih ve 2001/8-19 Esas, 2001/26 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ödeme şartının ihlali eyleminin oluşabilmesi için, düzenlenen tutanakta; takibe konu olan borç miktarının, başvuru ve tahsil harcının, vekalet ücretinin, icra masrafları ile icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin ayrıntılı olarak gösterilmesinin ve yine alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat etmesi halinde ise bu beyanının da tutanağa ayrıca yazılmasının gerektiği, ödenecek toplam miktarın bu şekilde rakamsal olarak belirlemesinden sonra, tarafların belirlenen miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 13. İcra Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/75 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsi cezasının kaldırılmasına, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 07/03/2014 tarihli taahhütnamede borçlunun taahhüdüne esas borcu olarak belirlenen 433.326,00 Türk lirası borcun ne şekilde tespit edildiği ile bu kapsamda, toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin kalem kalem gösterilmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, sanığın aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/02/2001 tarih ve 2001/8-19 Esas, 2001/26 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ödeme şartının ihlali eyleminin oluşabilmesi için, düzenlenen tutanakta; takibe konu olan borç miktarının, başvuru ve tahsil harcının, vekalet ücretinin, icra masrafları ile icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin ayrıntılı olarak gösterilmesinin ve yine alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat etmesi halinde ise bu beyanının da tutanağa ayrıca yazılmasının gerektiği, ödenecek toplam miktarın bu şekilde rakamsal olarak belirlemesinden sonra, tarafların belirlenen miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 13. İcra Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/75 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsi cezasının kaldırılmasına, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.