Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/564 K.2015/465
Özet: Sağlam kanıt ve yasal hükümlere dayanarak, 27.02.2010 tarihli eylemin 6831 sayılı Kanun uyarınca suç oluşturduğu ve 5326 sayılı Kanunun 20/2‑c maddesine göre zamanaşımının gerçekleştiği sonucuna varılarak, Sulh Ceza Mahkemesi, beraat kararını bozdurmuş ve sanığa idari para cezası verilip verilmeyeceğine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5560 sayılı Kanunun 34. maddesi ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 27. maddesine eklenen 7. fıkra uyarınca, kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı Kanun yoluna gidildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşı itiraz da bu Kanun yolu merciince inceleneceği hükmü nedeniyle hükmün tamamının temyizi mümkün olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 116/1. maddesi kapsamında olduğu ve suç tarihi olan 27.02.2010 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Yasanın 20/2-c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin temyiz iddiaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5560 sayılı Kanunun 34. maddesi ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 27. maddesine eklenen 7. fıkra uyarınca, kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı Kanun yoluna gidildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşı itiraz da bu Kanun yolu merciince inceleneceği hükmü nedeniyle hükmün tamamının temyizi mümkün olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 116/1. maddesi kapsamında olduğu ve suç tarihi olan 27.02.2010 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Yasanın 20/2-c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin temyiz iddiaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.