Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/4623 K.2016/3406
Özet: Mahkeme, suçu 5188 sayılı Kanuna aykırılığa ilişkin temyiz başvurusunun geçersiz olduğu gerekçesiyle ve adli para cezasının yanlış hesaplandığını belirterek kararını bozan ve dosyayı ilgili mahkemeye 03/03/2016’da oybirliği ile göndererek teknik hatayı düzeltecek şekilde kaldırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5188 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK 34, 230 ve 289/g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması ve yasal öğelerinin gösterilerek uygulaması yapılan tüm kurumlar yönünden kişiselleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 52. ve 61/8. maddeleri ile 5188 sayılı Kanun'un 19/1-d maddesi uyarınca öncelikle gün adli para cezasının belirlenmesi, artırım ve indirimlerin ise gün para cezası üzerinden yapılması ve sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı sonucu cezanın belirlenmesi gerekirken, doğrudan adli para cezasına hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak diğer yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5188 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK 34, 230 ve 289/g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması ve yasal öğelerinin gösterilerek uygulaması yapılan tüm kurumlar yönünden kişiselleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 52. ve 61/8. maddeleri ile 5188 sayılı Kanun'un 19/1-d maddesi uyarınca öncelikle gün adli para cezasının belirlenmesi, artırım ve indirimlerin ise gün para cezası üzerinden yapılması ve sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı sonucu cezanın belirlenmesi gerekirken, doğrudan adli para cezasına hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak diğer yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.