Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/4397 K.2015/1631
Özet: Mahkeme, 213 sayılı kanuna aykırılık suçu nedeniyle 23.02.2011’de mahkeme huzurunda savunma yapan sanığın, defter ve belgelerin kaybolduğu gerekçesiyle “yasal defter ve belgeleri gizlemek” suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek, hukuki defter ve belgelerin çalındığını kabul eden belgeler ve tutanaklar dikkate alınarak, 2015/4397 E. ve 2015/1631 K. dosyalarında 19. Ceza Dairesi’nin bu konuda kararının bozulmasını ve esas/hüküm mahkemesine dosyanın gönderilmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 23.11.1999 gün ve 1999/11-273/288 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu ve bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde tebligat yapılması zorunluluğu bulunmadığı gibi tebligat yapılması halinde ise usulüne uygunluğunun aranmayacağı cihetle; sanığın 23.02.2011 tarihinde mahkeme huzurundaki savunmasında, defter ve belgeler ile tüm resmi evrakların çalışanlar tarafından talan edildiğini ve defterlerin nerede olduğunu bilmediğini belirtmesi karşısında; tüm unsurları itibariyle oluşan “yasal defter ve belgeleri gizlemek” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yerine, suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yazılı şekilde beraatine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 23.11.1999 gün ve 1999/11-273/288 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu ve bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde tebligat yapılması zorunluluğu bulunmadığı gibi tebligat yapılması halinde ise usulüne uygunluğunun aranmayacağı cihetle; sanığın 23.02.2011 tarihinde mahkeme huzurundaki savunmasında, defter ve belgeler ile tüm resmi evrakların çalışanlar tarafından talan edildiğini ve defterlerin nerede olduğunu bilmediğini belirtmesi karşısında; tüm unsurları itibariyle oluşan “yasal defter ve belgeleri gizlemek” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yerine, suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yazılı şekilde beraatine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.