Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/3771 K.2016/18651
Özet: Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanuna aykırı olarak ticareti usulüne aykırı terk etme suçunun yerel mahkemece verilen hükmünün temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sanığın yetkili temsilci olup olmadığını ve ticareti terk edip etmediğini belirlemek için eksik inceleme yaptığını tespit ederek kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılanması üzere mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,
gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 611 Esas sayılı kararlarında açıklandığı üzere, İİK'nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetle, ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi, bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, öncelikle sanığın şikayet tarihi itibariyle borçlu ticaret şirketinin yetkili temsilcisi olup olmadığı hususunun belirlenmesi için ticaret sicil kaydının istenmesi, sanığın yetkili olması halinde borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde şirketin kayıtlı adresinden zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden borçlu ticaret şirketine ait son beyanname örnekleri istenilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 611 Esas sayılı kararlarında açıklandığı üzere, İİK'nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesinin mümkün olduğu cihetle, ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi, bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, öncelikle sanığın şikayet tarihi itibariyle borçlu ticaret şirketinin yetkili temsilcisi olup olmadığı hususunun belirlenmesi için ticaret sicil kaydının istenmesi, sanığın yetkili olması halinde borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde şirketin kayıtlı adresinden zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden borçlu ticaret şirketine ait son beyanname örnekleri istenilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.