Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/2997 K.2015/2620
Özet: (1) Sanık, 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan yargılanırken, mahkeme vicdani kanının kesinliğini ve hukuki geçerliliğini kabul etti ancak TCK’nın 53/1(c) maddesinin uygulanmasında hatalar yapıldı. (2) Mahkeme kararını bozup düzeltmeye karar vererek, hak yoksunluğunu altsoyla sınırlı koşullu salıverme tarihine, vekalet ücretini hazineye değil sanıktan alarak katılan idareye ödemeye ve ilgili hüküm metnini düzeltilmiş hâle getirmeye yöneldi.
Tebliğname No: 11 - 2011/179021
MAHKEMESİ: Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/02/2011
NUMARASI: 2010/225 (E) ve 2011/124 (K)
SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun' da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, sanık hakkında 1. Fıkranın (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesi tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kendini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesi yerine vekalet ücretinin hazineye irad kaydına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) bendinde düzenlenen haklardan (güvenlik tedbirinden) ise koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesi tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenilmesi ve vekalet ücretine ilişkin kısım çıkarılarak yerine ''Kendini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 1100,00 TL. vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine'' ibaresi eklenerek DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 10.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/02/2011
NUMARASI: 2010/225 (E) ve 2011/124 (K)
SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun' da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, sanık hakkında 1. Fıkranın (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesi tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kendini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesi yerine vekalet ücretinin hazineye irad kaydına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) bendinde düzenlenen haklardan (güvenlik tedbirinden) ise koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesi tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenilmesi ve vekalet ücretine ilişkin kısım çıkarılarak yerine ''Kendini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 1100,00 TL. vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine'' ibaresi eklenerek DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 10.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.