‹ Ana sayfa
Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku Ticaret Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/25446 K.2018/4759

Esas No: 2015/25446 · Karar No: 2018/4759 · Karar Tarihi: 18.04.2018
Özet: (1) Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a, 333/a ve 345/a maddeleri kapsamında, sanığın ticari işletmenin alacaklılarını zarara uğratan eylemleri ve şikayetçi vekilin şikayet süresi geçmeme nedeniyle yargılamaya konu olan suçlarının uygulanmasıyla ilgiliydi. (2) Mahkeme, başvuruyu kabul ederek; şikayetçi vekilin şikayet süresini aşmaktan dolayı sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi, verilecekini düşündü, ancak temyiz gerekçelerinin kanuna aykırı olduğunu kabul ederek, sanığın beraat kararını bozmak ve duruşmanın yeniden yapılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,
I- İİK'nın 337/a maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı “Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup şikayetçi vekilinin şikayete konu eylemi icra takip dosyasında yapılan 09/02/2013 tarihli haciz ile öğrendiği anlaşılmakla, şikayetçi vekili tarafından suçun 10/06/2013 tarihinde öğrenildiğinin kabulü ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen "şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında şikayetçi vekilinin, suça konu olayda 3 aylık şikayet süresi geçtikten sonra 10/09/2013 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikâyetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- İİK'nın 333/a ve 345/a maddesinden kurulan hükümlere yönelik incelemede;
a) İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde sanığın cezalandırılacağının” hükme bağlanmış olması karşısında; sanığın kastının tayini açısından yetkilisi olduğu şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, aktif ve pasifinin borçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığı ile şirket aleyhine başka icra takipleri bulunup bulunmadığı araştırılıp delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b) İİK'nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Yasa'nın 179 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. (6762 sayılı TTK'nın 324.) maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları bulunduğu yerden temin edilerek, bunlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilerek, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturmayla gerekçesiz olarak beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikâyetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?