‹ Ana sayfa
Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/22698 K.2015/8361

Esas No: 2015/22698 · Karar No: 2015/8361 · Karar Tarihi: 09.12.2015
Özet: Uyuşmazlık, 213 sayılı Kanuna aykırı vergi incelemesi tebligatının ibrazı ve 5237 sayılı TC Kanın zamanaşımı hükümleri çerçevesinde yargılamaya konu olan sanığın defter ve belgelerinin teslim edilmemesiyle ilgilidir. Mahkeme, tebligatın ve ibraz sürecinin eksikliklerini dikkate alarak, zamanaşımı süresi dolduğunu belirterek davayı ortadan kaldırmayı ve kararını bozup dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini hükmedmiştir.
Tebliğname No: 11 - 2013/154273

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 06/03/2013

NUMARASI: 2008/1147 (E) ve 2013/163 (K) SUÇ: 213 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığa defter ve belgelerini vergi incelemesine esas olmak üzere 15 gün içerisinde vergi denetmenliğine teslim etmesine ilişkin tebligatın bilinen adresinde, 17/05/2005 ve 09/06/2005 tarihinde tebliğ edildiği ve ibraz edilmediğinin anlaşılmasına göre; suç tarihinin 15 günlük ibraz süresinin sonu olan 02/06/2005 olduğu ve suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen zamanaşımı sürelerinin geçmediği gözetilmeden, suç tarihinin 2005 yılı Nisan ayı olduğu ve 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 maddelerindeki 7 yıl 6 aylık sürenin dolduğundan bahisle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, 2-213 sayılı Kanun'un 139. maddesine göre vergi incelemesinin işyerinde yapılması gerektiği, tebligat tarihinde ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan şirketin müdürü olduğu iddia edilen sanığa vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesine ilişkin tebligat yapılmasına rağmen ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığından öcelikle bu istisnaların varlığının araştırılması, ayrıca sanığın savunmasında şirket hissesini noter aracılığı ile devrettiğini, ancak ticaret sicilinde şirket müdürlüğünün sona erdiğine ilişkin işlemlerin yapılmadığını beyan etmesi göz önüne alınarak ibrazı istenen defter ve belgeleri devirden sonra şirket yetkililerine teslim edip etmediği araştırılarak delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, 3- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 02.06.2005 yerine 2005 olarak eksik gösterilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?