Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/22035 K.2017/5953
Özet: (1) İcra Ceza Mahkemesi, 2015/22035 E. ve 2017/5953 K. davalarında yerel mahkemece verilen 6 ay hapis cezasının, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve ilgili başkaları ile çelişkili olduğu gerekçesiyle temyiz edilmesini inceler. (2) Mahkeme, bu çelişkileri ve ilgili hukuk hatalarını kabul ederek, sanığın hapis cezasını iptal edip yerine geçerli bir para cezası veya alternatif yaptırım uygulamasını hükümle karara karar verir.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,
gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, İİK'nın 351. maddesine göre, şikayetçinin delillerini bildirmek zorunda olduğu halde, şikayet dilekçesi kapsamında iddiaya konu olayla ilgili gelirlerin aktarıldığı şirketlerin adlarının dahi yer almadığı, delillerin gösterilmediği anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi, Kabule göre de; 1-Suç tarihinde 65 yaşından büyük olan ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanığa verilen 6 ay hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesine göre seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hükümde, TCK'nın cezaların gösterildiği 45. Maddesinde yer almayan ağır para cezasına hükmedilmesi, 3-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 333/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,
gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, İİK'nın 351. maddesine göre, şikayetçinin delillerini bildirmek zorunda olduğu halde, şikayet dilekçesi kapsamında iddiaya konu olayla ilgili gelirlerin aktarıldığı şirketlerin adlarının dahi yer almadığı, delillerin gösterilmediği anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi, Kabule göre de; 1-Suç tarihinde 65 yaşından büyük olan ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanığa verilen 6 ay hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesine göre seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hükümde, TCK'nın cezaların gösterildiği 45. Maddesinde yer almayan ağır para cezasına hükmedilmesi, 3-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 333/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.