Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/21756 K.2017/213
Özet: İcra Ceza Mahkemesi, 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık doğuran hükümlerle ilgili yerel mahkemenin kararını, sanık beraatı ve tazminat talebinin yetkili mahkemece ele alınması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına ve dosyanın ilgili mahkemece yeniden görülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Haciz ihbarnamelerine vekil aracılığıyla itiraz edilmesi nedeniyle vekilin beyanından dolayı asillerin sorumlu tutulamamaları nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Tazminat istemine ilişkin olarak yönelik incelemede;
Şikayetçi vekilinin, 14.11.2012 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanunun 89/4. maddesi uyarınca da tazminat isteminde bulunması karşısında, Mahkemece; İİK'nın 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Haciz ihbarnamelerine vekil aracılığıyla itiraz edilmesi nedeniyle vekilin beyanından dolayı asillerin sorumlu tutulamamaları nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Tazminat istemine ilişkin olarak yönelik incelemede;
Şikayetçi vekilinin, 14.11.2012 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanunun 89/4. maddesi uyarınca da tazminat isteminde bulunması karşısında, Mahkemece; İİK'nın 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.