Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/19458 K.2015/8489
Özet: Uyuşmazlık, A..’ın kasten adam öldürme suçundan aldığı 26 yıllık hapis cezasının infazı sırasında şartlı tahliye tarihine kadar olan kısmın denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilip edilmeyeceği konusundaki yasal uygulama ve hesaplama hatasıdır. Mahkeme, Elazığ İnfaz Hâkimliğinin 24/07/2014 tarihli kararını kanun yararına bozarak, firar suçundan dolayı yapılan indirimdeki hatayı düzelttiği ve koşullu salıverilme tarihinin yeniden hesaplanmasını emrederek kararı bozmaktadır.
Tebliğname No: KYB - 2015/338164
Kasten adam öldürme suçundan Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/04/2005 tarihli ve 2004/109 esas, 2005/94 karar sayılı kararı ile 26 yıl hapis cezasına hükümlü A.. A..’ın bu cezasının infazı sırasında, şartla tahliye tarihi olan 22/04/2015 tarihine kadar olan kısmın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin Elazığ İnfaz Hâkimliğinin 24/07/2014 tarihli ve 2014/1089 esas, 2014/1100 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/10/2015 gün ve 63071 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2015 gün ve KYB. 2015-338164 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19. maddesinde "
2) Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3'ünü çekmiş olmaları şarttır."05/07/2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesinde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir.”Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, hükümlünün firar suçundan Ümraniye
2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/07/2009 tarihli, 2009/133 esas, 2009/1015 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinden, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2014 tarihli müddetnamesinde hükümlünün cezasından 1/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılarak koşullu salıverilme tarihinin hatalı hesaplandığının gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Elazığ İnfaz Hâkimliğinin 24/07/2014 tarihli ve 2014/1089 esas, 2014/1100 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kasten adam öldürme suçundan Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/04/2005 tarihli ve 2004/109 esas, 2005/94 karar sayılı kararı ile 26 yıl hapis cezasına hükümlü A.. A..’ın bu cezasının infazı sırasında, şartla tahliye tarihi olan 22/04/2015 tarihine kadar olan kısmın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin Elazığ İnfaz Hâkimliğinin 24/07/2014 tarihli ve 2014/1089 esas, 2014/1100 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/10/2015 gün ve 63071 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2015 gün ve KYB. 2015-338164 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19. maddesinde "
2) Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3'ünü çekmiş olmaları şarttır."05/07/2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesinde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir.”Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, hükümlünün firar suçundan Ümraniye
2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/07/2009 tarihli, 2009/133 esas, 2009/1015 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinden, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2014 tarihli müddetnamesinde hükümlünün cezasından 1/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılarak koşullu salıverilme tarihinin hatalı hesaplandığının gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Elazığ İnfaz Hâkimliğinin 24/07/2014 tarihli ve 2014/1089 esas, 2014/1100 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.