‹ Ana sayfa
Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/18608 K.2017/7599

Esas No: 2015/18608 · Karar No: 2017/7599 · Karar Tarihi: 03.10.2017
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, İcra Ceza Mahkemesi’nin 19. Ceza Dairesi tarafından 2004 sayılı kanuna aykırılık suçlamalarıyla ilgili verilen bir mahkumiyet kararıyla ilgili, sanıkların yasal sorumluluğu ve şirketin iflas şartlarının yetersiz şekilde araştırılması nedeniyle temyiz dileği şahsi haklarına dair eksiklik üzerine odaklanmıştır. Mahkeme, temyiz gerekçelerinin tanınmaması hâlinde, kararın iflas şartlarının ve temsil yetkilerinin yeterince değerlendirilemediğini öne sürerek mahkumiyet kararı iptal edilmesini ve dosyanın yeniden yargılanması için başka bir mahkemeye gönderilmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
İİK'nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun'un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinden beyannameler ve bilançolar getirtilip birlikte banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumunun takdiri yerine, borçlu şirkete ait ticari defterler temin edilmeden, defter ve belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanıklardan ...'ün 28.02.2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini savunması, diğer sanıklar ... ve Sibel Demirer'inde asıl yönetim yetkisinin ...'e ait olduğunun bildirmeleri karşısında; cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından şirket ana sözleşmesi de getirtilip, fiilin birlikte işlenmediğinin anlaşılması halinde temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da dikkate alınarak suçun oluşumunda rolü olan temsilci belirlenip buna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/A maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?