Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/15567 K.2015/7926
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın tekstil atölyesinde marka taklidi suretiyle ürün üretmesi nedeniyle Marka Hakkına Tecavüz suçlamasıdır. Mahkeme, temyiz kararını bozarak dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine ve yargılamanın yeniden başlatılmasına hükmetmiştir.
Tebliğname No: 7 - 2013/362442
MAHKEMESİ: İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/09/2013
NUMARASI: 2012/402 (E) ve 2013/457 (K)
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık M.. M..'na yönelik bir temyiz bulunmadığından tebliğnamede adının sehven yazıldığı kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın tekstil atölyesinde 20/07/2011 günü yapılan aramada katılan firmalara ait markalar taklit edilmek suretiyle tekstil ürünleri imal edildiğinin saptanması karşısında, eylemin aynı atölyede ve aynı tür ürünlerle ilgili olduğu nazara alındığında, yapılan üretim faaliyeti her ne kadar birden fazla hareketi ihtiva etmekte ise de, sonuçta gerçekleşenin tek fiil (marka takliti suretiyle üretim) olduğu ve birden fazla kişiye karşı işlendiği gözetilerek, 556 sayılı KHK'nın 5833 sayılı Kanunla değişik 61/A-1 maddesi gereğince tayin olunacak cezadan TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca arttırım yapılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mağdur sayısınca ceza tayin edilmesi,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/09/2013
NUMARASI: 2012/402 (E) ve 2013/457 (K)
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık M.. M..'na yönelik bir temyiz bulunmadığından tebliğnamede adının sehven yazıldığı kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın tekstil atölyesinde 20/07/2011 günü yapılan aramada katılan firmalara ait markalar taklit edilmek suretiyle tekstil ürünleri imal edildiğinin saptanması karşısında, eylemin aynı atölyede ve aynı tür ürünlerle ilgili olduğu nazara alındığında, yapılan üretim faaliyeti her ne kadar birden fazla hareketi ihtiva etmekte ise de, sonuçta gerçekleşenin tek fiil (marka takliti suretiyle üretim) olduğu ve birden fazla kişiye karşı işlendiği gözetilerek, 556 sayılı KHK'nın 5833 sayılı Kanunla değişik 61/A-1 maddesi gereğince tayin olunacak cezadan TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca arttırım yapılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mağdur sayısınca ceza tayin edilmesi,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.