Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/14201 K.2018/1775
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 5846 sayılı kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet kararı, şikayetten vazgeçme dilekçesiyle ilgili değerlendirme sonucu, 5237 sayılı TCK’nın 73/6 maddesine göre ve 5320 sayılı Kanun 8/1 maddesine dayanarak davayı bozmayı ve dosyayı mahkemeye göndermeyi kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan ve şikayetçi adına vekaletnameye istinaden şikayetten feragate yetkili olduğu anlaşılan katılan ve şikayetçi meslek birlikleri vekilinin hükümden sonra gönderdiği 22.08.2013 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiklerini bildirmiş olmasına göre, sanığın üzerine atılı suçun soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete tabii olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan ve şikayetçi adına vekaletnameye istinaden şikayetten feragate yetkili olduğu anlaşılan katılan ve şikayetçi meslek birlikleri vekilinin hükümden sonra gönderdiği 22.08.2013 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiklerini bildirmiş olmasına göre, sanığın üzerine atılı suçun soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete tabii olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.