Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/6967 K.2012/8901
Özet: Mahkeme, davacının dava açma hakkı bulunmadığını kabul ederek davayı reddettiği kuruluşa, davacının mirasçısının tanımanın iptali ve nüfus kaydından çıkarılması hakkına sahip olduğunu tanıyarak kararını bozdu; karar onayla bozuldu, temyiz peşin harcı iade edilmeye karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, tanımanın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babası ...'in davalı ...'den olma ... ve ...'ı tanıdığını, ...'in ... ve ...'ın gerçek babası olmadığını, dava konusu tanımaların iptali ile ... ve ...'in davacının babası ...'in nüfus kaydından çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece, davacı ...'in dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tanımanın iptali istemine ilişkin olup davacı mirasbırakanı ... tarafından yapılan tanımanın iptalini istemektedir. Davacının; ...'in mirasçısı olması sebebiyle dava konusu edilen tanımadan hukukunun etkileneceği ve Türk Medeni Kanunu'nun 298. maddesinde sayılan diğer ilgililer kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, dava ehliyetinin olduğu gözetilmeden yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde, tanımanın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babası ...'in davalı ...'den olma ... ve ...'ı tanıdığını, ...'in ... ve ...'ın gerçek babası olmadığını, dava konusu tanımaların iptali ile ... ve ...'in davacının babası ...'in nüfus kaydından çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece, davacı ...'in dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tanımanın iptali istemine ilişkin olup davacı mirasbırakanı ... tarafından yapılan tanımanın iptalini istemektedir. Davacının; ...'in mirasçısı olması sebebiyle dava konusu edilen tanımadan hukukunun etkileneceği ve Türk Medeni Kanunu'nun 298. maddesinde sayılan diğer ilgililer kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, dava ehliyetinin olduğu gözetilmeden yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.