‹ Ana sayfa
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/1002 K.2009/1807

Esas No: 2009/1002 · Karar No: 2009/1807 · Karar Tarihi: 26.02.2009
Özet: Uyuşmazlık, davacının soyadını ve nüfus kayıtlı olduğu yerin değişmesini istemesidir. Mahkeme, bu talepleri reddederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, dava dilekçesinde soyadının "...", nüfusa kayıtlı olduğu yerin "... Köyü" olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacının nüfusa kayıtlı olduğu yerin değiştirilmesi istemi yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece davacının nüfus kütüğünde yazılı nüfusa kayıtlı olduğu yerin değiştirilmesi isteminin reddine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Davacının kütükte "..." olan soyadının "..." olarak değiştirilmesi istemi yönünden ise;
Davacı, dava dilekçesinde, soyadının kütükte "..." olmasına karşın "..." soyadı ile bilinip tanındığını ileri sürerek soyadının "..." olarak değiştirilmesini istemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmüne göre kişi, haklı nedenlere dayanarak adının bu bağlamda soyadının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Yargıtay uygulamalarında kişinin bilinip tanındığı ve kullandığı ad ve soyadını değiştirmesi haklı neden sayılmaktadır. Somut olayda davacı "..." soyadı ile bilinip tanındığını ileri sürüp, bu nedenle soyadının değiştirilmesini istediğine göre, mahkemece tüm kanıtların toplanıp, bu bağlamda davacının göstereceği tanıklar da dinlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yeterli inceleme yapılmadan davacının kayıtlı bulunduğu hanedeki herkesin soyadının "..." olduğu ve nüfus idaresince yapılmış bir yanlışlığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?