Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/5301 K.2019/13114
Özet: Uyuşmazlık, sanığın megafonunu müştekiye çarpmak suretiyle işlediği “görevi yaptırmamak için direnme” suçuna ilişkin temyiz kararının iptali ve becerikli zamana uygun işlem yapılmasını talep etmeyi içeriyor. Mahkeme, temyiz itirazını kabul ederek kararın bozulmasını ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın eylemini elindeki megafonu müştekiye çarpmak sureti ile gerçekleştirmesine rağmen TCK’nın 6/1-f maddesi de dikkate alınarak hakkında TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında daha önce verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının da 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmadığı, aynı Kanunun 231/6-b maddesine göre, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceğine yönelik değerlendirme yapılarak sonucuna göre sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
3- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim nedenleri uygulanmasına karşın, hapis cezası ertelenirken, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl olarak belirlenmesi,
4- Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle aynı Kanun maddesinin 4. fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın eylemini elindeki megafonu müştekiye çarpmak sureti ile gerçekleştirmesine rağmen TCK’nın 6/1-f maddesi de dikkate alınarak hakkında TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında daha önce verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının da 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmadığı, aynı Kanunun 231/6-b maddesine göre, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceğine yönelik değerlendirme yapılarak sonucuna göre sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
3- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim nedenleri uygulanmasına karşın, hapis cezası ertelenirken, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl olarak belirlenmesi,
4- Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle aynı Kanun maddesinin 4. fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.