Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4149 K.2019/8541
Özet: (1) Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddiasıyla ilgili uyuşmazlık; (2) Mahkeme, temyiz başvurusunu reddederek sanığı suçlu buldu ve hükümundu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Olay tutanağı ve müştekilerin aşamalardaki anlatımlarından sanığın müştekilere yönelik tehdit veya cebir oluşturan davranışlarından söz edilmemesi, sanığın kardeşi ....'ın kaçmasından sonra kendisine ait araç ile Jandarma aracının geçiş yolunu kapattıktan sonra sanığın müştekilere söylediği kabul edilen “buradan gidemezsiniz, hakim-savcı gelmeden sizi göndermem, hadi kolaysa gidin kardeşimi yakalayın” şeklindeki sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olan tehdit suçunu oluşturmadığı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
Kabule göre;
1- TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, anılan maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçimindeki yasal düzenleme ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, görevi yaptırmamak için direnme suçundan adalet, hak ve nesafet kuralları ile “orantılılık” ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşarak cezann belirlenmesi,
2- Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine yönelik gerçekleştirmiş olması karşısında, hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmamış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar veridi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Olay tutanağı ve müştekilerin aşamalardaki anlatımlarından sanığın müştekilere yönelik tehdit veya cebir oluşturan davranışlarından söz edilmemesi, sanığın kardeşi ....'ın kaçmasından sonra kendisine ait araç ile Jandarma aracının geçiş yolunu kapattıktan sonra sanığın müştekilere söylediği kabul edilen “buradan gidemezsiniz, hakim-savcı gelmeden sizi göndermem, hadi kolaysa gidin kardeşimi yakalayın” şeklindeki sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olan tehdit suçunu oluşturmadığı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
Kabule göre;
1- TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, anılan maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçimindeki yasal düzenleme ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, görevi yaptırmamak için direnme suçundan adalet, hak ve nesafet kuralları ile “orantılılık” ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşarak cezann belirlenmesi,
2- Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine yönelik gerçekleştirmiş olması karşısında, hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmamış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar veridi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.