Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3973 K.2019/8030
Özet: Uyuşmazlık, sanığın koğuş kapısını kapatmayı engelleyerek görevini yaptırmamak için direniş yaptığını iddia ettiği “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kaynaklandı. Mahkeme, verilen hükümlerdeki hataları giderip mahkumiyeti iptal etti ve yeni kararın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesine uygun olarak yeniden konulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda mağdur ve tanık beyanlarına göre, koğuşları değiştirilen sanıkların değişikliği istememeleri üzerine koğuş kapısının kapatılmasını engellemeden ibaret eyleminde görevi yaptırmamak için direnme suçunda cebir ve tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği, mağdura karşı ne şekilde direndiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Sanık ...’in adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken, daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınması ve tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyete ilişkin Kanunda öngörülen 3 yıllık tekerrür süresinin suç tarihinden önce dolduğu dikkate alınmadan, TCK'nın 58. maddesinin tatbiki,
3- Sanık ...’in adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilam bulunmasına karşın, sanığa ait olmayan ilamın tekerrüre esas alınması,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda mağdur ve tanık beyanlarına göre, koğuşları değiştirilen sanıkların değişikliği istememeleri üzerine koğuş kapısının kapatılmasını engellemeden ibaret eyleminde görevi yaptırmamak için direnme suçunda cebir ve tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği, mağdura karşı ne şekilde direndiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Sanık ...’in adli sicil kaydında yer alan en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken, daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınması ve tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyete ilişkin Kanunda öngörülen 3 yıllık tekerrür süresinin suç tarihinden önce dolduğu dikkate alınmadan, TCK'nın 58. maddesinin tatbiki,
3- Sanık ...’in adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilam bulunmasına karşın, sanığa ait olmayan ilamın tekerrüre esas alınması,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.