Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3921 K.2018/748
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hakaret ve tehdit suçlarından dolayı verilen hapis cezasının hesaplama hatası ve kanunla uyumsuz uygulamalar nedeniyle temyizdir. Mahkeme, hatalı kararları bozarak dosyayı tekrar yargılamaya yönlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret suçunda TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 7 ay hapis cezası yerine 7 ay 15 gün hapis cezası, neticeten de 4 ay 10 gün hapis cezası yerine 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunması,
2- Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması,
3- TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğinin açıklanması, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek, TCK’nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesinin de dikkate alınması sonucunda temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, seçimlik ceza öngören atılı suçlara ilişkin gerekçe belirtilmeksizin hapis cezasının tercih edilmesi ve TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmesi,
4- Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilip hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmış olması karşısında, "sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde göstermediği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından” biçimindeki kanuni olmayan ve takdiri indirim uygulamasıyla çelişkili gerekçeyle sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret suçunda TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 7 ay hapis cezası yerine 7 ay 15 gün hapis cezası, neticeten de 4 ay 10 gün hapis cezası yerine 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunması,
2- Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanunun genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması,
3- TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğinin açıklanması, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek, TCK’nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesinin de dikkate alınması sonucunda temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, seçimlik ceza öngören atılı suçlara ilişkin gerekçe belirtilmeksizin hapis cezasının tercih edilmesi ve TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlerin soyut olarak yazılması suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmesi,
4- Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilip hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmış olması karşısında, "sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde göstermediği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından” biçimindeki kanuni olmayan ve takdiri indirim uygulamasıyla çelişkili gerekçeyle sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.