Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2886 K.2019/4102
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kamu görevlisine karşı “görevi yaptırmamak için direnme” suçunu işlediğinin değerlendirilmesi ve temyiz talebinin incelenmesiydi; mahkeme, somut olayda bu suçun unsurlarının gerçekleşmediğini belirterek sanığı mahkum etti. Mahkumiyet kararının ardından, sanığın daha önceki hükmünün yeniden açıklanması, özetle hapis yerine adli para cezasına çevrilmesi konusundaki uyuşmazlık, 1412 sayılı CMUK’a göre yeniden atanmış yakıt ile esas mahkemeye gönderildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay kapsamında, sanığın katılana yönelik söylediği kabul edilen ifadelerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak katılan üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, deneme süresi içinde işlediği yeni suçtan mahkum olması ve bu kararın kesinleşmesi ile yapılan ihbar üzerine mahkemece CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasına göre önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi suretiyle CMK'nın 231/11. madde ve fıkrasının ilk cümlesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay kapsamında, sanığın katılana yönelik söylediği kabul edilen ifadelerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak katılan üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, deneme süresi içinde işlediği yeni suçtan mahkum olması ve bu kararın kesinleşmesi ile yapılan ihbar üzerine mahkemece CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasına göre önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi suretiyle CMK'nın 231/11. madde ve fıkrasının ilk cümlesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.